Akılı kararlar için karşılaştırma rehberi
Menü
Diğer yazılar
Hakkında
Kişisel finans konusunda karşılaştırmalı analizler ve rehberlik sunan bağımsız platform. Tasarruf, yatırım ve harcama kararlarınızda sağlam bilgi ve tavsiye bulun.

Hazine Bonosu vs Banka Faizi Karşılaştırması

İlk kez hazine bonosu almaya karar verdiğimde elimde bir banka mevduat teklifi vardı ve aradaki fark kulağa çok küçük geliyordu. "Yarım puan için niye uğraşayım?" diye düşündüm ve mevduatta kaldım. Aradan birkaç ay geçince fark ettim ki karşılaştırmayı yanlış yapmışım: iki ürünün vadesi, vergisi, paraya dönme kolaylığı ve faizin ne zaman elime geçeceği bambaşkaydı. O günden beri bu iki seçeneği yan yana koyarken hep aynı kontrol listesini kullanıyorum. Aşağıda o listeyi, yaşadığım karışıklıklarla birlikte anlatıyorum.

İkisi de "faiz" diyor ama borçlu farklı

Bankaya mevduat yatırdığınızda parayı bankaya ödünç veriyorsunuz; banka da size vade sonunda anapara artı faiz ödüyor. Hazine bonosu ya da devlet tahvili aldığınızda ise borçlu doğrudan devlet oluyor. Aradaki en temel fark burada: karşı taraf kim.

Bir de şu ayrımı geç öğrendim: hazine bonosu genelde bir yıla kadar vadeli olan borçlanma aracını, devlet tahvili ise bir yıldan uzun vadelileri tanımlıyor. İşleyiş benzer, ama vade uzadıkça fiyat dalgalanması artıyor. Yani "hazine bonosu faizi" dediğimizde çoğunlukla kısa vadeli, mevduata en çok benzeyen tarafı konuşuyoruz.

Getiriyi karşılaştırırken baktığım kalemler

İlk hatam brüt faizleri yan yana koyup karar vermek olmuştu. Oysa net getiriyi bulmadan karşılaştırma anlamsız. Benim baktığım kalemler şunlar:

Kriter Banka mevduatı Hazine bonosu / tahvil
Borçlu Banka Devlet
Vade esnekliği Genelde 32 gün ve katları, sabit İhraç takvimine bağlı; ikincil piyasadan farklı vadeler bulunur
Vadeden önce çıkış Faiz genelde yanar veya çok azalır İkincil piyasada satılır; fiyat kâr da zarar da yazdırabilir
Maliyetler Genelde yok Aracı kurum/banka komisyonu, saklama ücreti olabilir
Vergi Stopaj kesilir Stopaj kesilir; oranlar ve istisnalar farklı olabilir

Vergi tarafı özellikle önemli, çünkü stopaj oranları dönem dönem değişiyor ve vadeye göre kademeli uygulanabiliyor. Ben karar vermeden önce mutlaka aracı kurumdan ya da bankadan "bu kâğıdın net getirisi kaç" diye yazılı teyit istiyorum. Aynı brüt oranla iki üründen biri net olarak açık ara öne geçebiliyor.

Risk: "risksiz" kelimesini nasıl okumak lazım

Devlet tahvili için sık sık "risksiz" deniyor. Bunu şöyle anlıyorum: yerel para cinsinden ödenmeme riski en düşük araç, ama fiyat riski yok değil. Faizler yükseldiğinde elinizdeki kâğıdın ikincil piyasa fiyatı düşer. Vadeye kadar tutarsanız aldığınız faizi alırsınız; erken satmak zorunda kalırsanız zarar yazabilirsiniz.

Mevduat tarafında ise karşı taraf riski bankaya bağlı. Türkiye'de tasarruf mevduatı belirli bir tutara kadar sigorta kapsamında; bu limitin üzerine çıkıyorsam parayı tek bankada tutmuyorum. Bu limitin güncel tutarını her yıl kontrol etmekte fayda var.

Ben hangi durumda hangisini seçiyorum

Kısa vadeli, dokunacağım para için

Üç-altı ay içinde ihtiyacım olacak parayı mevduatta ya da kısa vadeli bir birikim ürününde tutuyorum. Sebep basit: tutar ve vade net, sürpriz yok. Tasarruf hesaplarının getirisini karşılaştırdığım rehberi de tam bu yüzden ayrı tutuyorum; günlük nakit yönetimi ile yatırım kararı aynı masada olmuyor.

Bir yıl ve üzeri, gözden uzak tutacağım para için

Vadeyi bekleyebileceğimden eminsem hazine bonosu faizi mevduatın net getirisini geçtiği anda tahvil/bono tarafına geçiyorum. Uzun vadede bir avantajı daha var: faizler düşmeye başlarsa elimdeki kâğıdın fiyatı artıyor, istersem vadeden önce satıp ek kazanç yazabiliyorum. Mevduatta böyle bir yukarı yön yok.

Portföyün bütünü içinde

İkisini "rakip" değil, aynı katmanın iki tuğlası olarak görüyorum. Sabit getirili kısmı bono ve mevduat arasında bölüyorum; hisse, fon, kripto gibi

© 2026 Create4U Media